in

YAZAR VE SİYASET ADAMI YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU

KARAOSMANOĞLU
Yakup Kadri (1889 1974). Yazar ve siyaset adamı Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kahire’de doğdu. Manisa ve İzmir idadilerinde (lise), İskenderiye’de Fransızca öğrenim yapan okullarda okudu. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından kısa bir süre önce İstanbul’a gitti. “Sanat için sanat” görüşünü savunan Fecr-i Ati topluluğuna katılarak bu doğrultuda öyküler, düzyazı şiirler, oyunlar yazdı. Daha sonra Milli Edebiyat Akımı’nı benimsedi, toplumsal sorunlara yöneldi.İkdam, Dergâh gibi gazete ve dergilerdeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı’nı destekledi. Bu arada İkdam gazetesinde ilk romanı Kiralık Konak’ı yayımlamaya başladı. 1921’de Anadolu’ya geçerek milli mücadeleye katıldı. 1923-34 arasında Mardin ve Manisa milletvekilliklerinde bulundu. 1932’de Atatürk ilkelerini benimsetmek ve yorumlamak amacıyla çıkarılan Kadro dergisinin kurucuları ve yazarları arasında yer aldı. Devletçe bu derginin yorumları sakıncalı bulununca Yakup Kadri 1934’te Tiran büyükelçiliğine atanarak yurtdışına gönderildi ve 1935 başında da Kadro dergisi kapandı. Yakup Kadri 1954’e kadar Tiran, Prag, Lahey, Tahran, Bern’de büyükelçilik yaptı. 27 Mayıs 1960’tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. 1961-65 arasında Manisa milletvekili olarak mecliste bulundu. Bir süre Cumhuriyet Halk Partisi’nin yayın organı Ulus gazetesinin başyazarlığını yaptı.

Yakup Kadri romanlarında, Tanzimat’tan 1950’lere kadar uzanan geniş bir zaman dilimindeki toplumsal ve siyasal dönüşümleri ele aldı. İlk romanı Kiralık Konak’ta (1922) 20. yüzyıl başlarında bir ailenin, kuşaklar arasındaki anlaşmazlıklar yüzünden adım adım yıkıma sürüklenişini sergiledi. Bir Sürgün’de (1937) II. Abdülhamid’in baskıcı yönetimine karşı savaşmak için Avrupa’ya kaçan Jön Türkler’in yaşamını, Hüküm Gecesinde
(1927) II. Meşrutiyet döneminin siyasal kavgalarını anlattı. Sodom ve Gomore’de (1928) işgal altındaki İstanbul’u, işgalcilerle işbirliği yapan çıkarcı çevrelerdeki ahlak çöküntüsünü yansıttı. Ünlü romanı Yaban’da (1932) bütün gerçekliğiyle Anadolu köyünün yoksul ve sınırlı yaşamını anlattı. Aydınlar ile köylüler arasındaki uçuruma dikkat çekerken aydınların sorumluluğunu vurguladı. Ankara (1934) adlı romanının birinci bölümünde Kurtuluş Savaşı yıllarının, ikinci bölümünde Cumhuriyet dönemi yıllarının Ankara’sını verdi. Tür-
kiye’nin önündeki sorunları nasıl çözebileceğine ilişkin görüşlerini açıkladı. Panorama” da (1953) cumhuriyetin ilanından 1950’lerin başlarına kadar uzanan dönemi ana çizgileriyle vermeye çalıştı. Bütün bu romanlarda genellikle hayata küskün, güçlükler karşısında yılgınlığa kapılan, edilgen kişileri canlandırdı. Ama onların yanı sıra, eylem yeteneğini yitirmemiş, olumlu kişilere de yer verdi. İnsanların birbirleriyle, yaşanılan ortamın gerçekleriyle ya da kendi kendileriyle çatışmalarının ortaya çıkardığı durumları başarıyla sergiledi.

Yakup Kadri öykülerini Bir Serencam (1913), Rahmet (1923), Milli Savaş Hikâyeleri (1947) adlı kitaplarında topladı. Yaşamının çeşitli dönemlerini yansıtan anılarını Zoraki Diplomat (1955), Anamın Kitabı (1957), Vatan Yolunda (1958), Politikada 45 Yıl (1968), Gençlik ve Edebiyat Hatıraları (1969) adlarıyla yayımladı. Erenlerin Bağından (1922), Okun Ucundan (1940) düzyazı şiirleri ve denemeleridir.

Yakup Kadri yazarlığının ilk döneminde cümle yapısı bakımından ve anlatım yönünden Edebiyat-ı Cedide yazarlarının etkisinde kaldı. Ağdalı tamlamalar, anlaşılması güç sözcükler, bol sıfatlarla süslü cümleler onda da görülür. Daha sonra yalın bir anlatıma yönelmiştir. Öykü, düzyazı şiir, oyun, anı, makale gibi çeşitli alanlarda ürünler veren Yakup Kadri, daha çok romancı olarak tanınır. Yaban romanı 1950’den sonra gelişen köy edebiyatını etkilemiştir.” ”

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇÖLÜ BÜYÜK SAHRA’DA YAŞAM

İLK RUS ÇARI KORKUNÇ İVAN