in , , , ,

Temiz Bir Gelecek: Yenilebilir Enerji

Temiz Bir Gelecek: Yenilebilir Enerji

3 kişi… Siz bu kısacık cümleyi okuyana kadar dünyada 3 kişi doğdu. Yazının tamamını bitirdiğinizde yaklaşık ıooo kişi hayata merhaba demiş olacak. Dünya, yüzölçümü olarak milyarlarca insanı ağırlayabilecek kapasitede. Peki, yaşlı dünyamız bu kadar kişinin enerji gereksinimini nasıl karşılayacak? İşi hesap kitaba vurduğumuzda trajik bir tablo çıkıyor ortaya. Dünya enerji kaynaklarının aşağı yukarı ıoo yıl­lık bir ömrü kaldığı söyleniyor. Kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil enerji kaynakları tükenmek üzere. Nükleer enerji santrallerinin ise kurulumu çok pahalı; üstelik bu santraller denetimsiz işletildiğinde insana ve çevreye ciddi zarar veriyor. Enerji ihtiyacı günden güne artarken, gelecek nesiller tahay­yül bile edemediğimiz teknolojileri kullanmaya adayken ve enerji imkanlarımız bu kadar sınırlıyken, ne yapacağız? Bin­lerce yıl öncesine döneceğiz! Bu, tüm teknolojik imkanları hayatımızdan çıkaralım demek değil. Eski insanlar fosil ya­kıtlardan haberdar olmadığı için basit sistemler kurarak rüz­gar, akarsu, hatta metcezirlerden enerji elde ediyordu. Buna yenilenebilir enerji deniyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarını bilmek, değerlendirmek ve kullanmayı öğrenmekse şimdilik dünyayı kurtaracak bir çözüm gibi görünüyor.

Enerjiye gereksinim gün geçtikçe artarken araştırmacılar fosil enerji kaynaklarının insanoğlunu yaklaşık 100 yıl idare edebileceğini söylüyor.

Faturasız Enerji

Muslukları boşa akıtmamayı, lambaları lüzumsuz ise sön­dürmeyi, evlerimizi ısı yalıtımlı malzemelerden inşa etmeyi, hatta gaz tasarrufu için tuzu makarna suyu kaynadıktan son­ra eklemeyi öğrendik. Dünyayı ve insanlığı sevenler olarak haybeye giden suya, elektriğe acıyoruz. Ancak, mesela her gün güneş doğuyor ve batıyor, milyarlarca kilovatsaat enerji boşa gidiyor; elimizden ne geliyor? Konuya böyle bakıldığın­da yenilenebilir enerjinin önemi daha iyi anlaşılıyor.
Faturasız enerji

Güneş ışınları çok güçlü olması nedeniyle önemli bir yenile­nebilir enerji kaynağı. Aslında güneşten sonsuz enerji kay­nağı olarak uzun yıllardır faydalanılıyor. Mesela hesap ma­kinelerinde güneş pili var. Ülkemizde de özellikle Akdeniz Bölgesi’nde güneş panelleri sıcak su sağlamada çokça kullanılıyor. Bir diğer yenilenebilir enerji kaynağı rüzgar. Türkiye’de ilk rüzgar santrali 1998 yılında izmir’de kurulmuş. Bugün çeşitli şehirlerimizde toplam 207 rüzgar santrali bulunuyor ve bu tesisler ülkemizin enerji ihtiyacının yak­laşık yüzde 8’ini karşılıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2023 yılına kadar Türkiye’de gü­neş enerjisi gücünü 5 bin megavata, rüzgar enerjisi gücünü 20 bin megavata ulaştırmayı hedefliyor.

 

Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığı, 2023 yılına kadar Türkiye’de güneş enerjisi gücünü 5 bin megavata, rüzgar enerjisi gücüü 20 bin megavata ulaştırmayı hedefliyor.

Türkiye’de en fazla yenilenebi­lir enerji potansiyeline ise hidro­elektrik enerji sahip. Ülkemiz­de sudan elektrik enerjisi üreten 628 santral bulunuyor. Yerin derin­liklerinde birikmiş ısının sıcak su veya buhar şeklinde yeryüzüne çık­masıyla ise jeotermal enerji elde edi­liyor. Türkiye’de bulunan jeotermal enerji santrali sayısı 40. Biyokütle de ülkemizde kullanılan yenilene­bilir enerji kaynaklarından biri ve 122 atık enerji santraline sahibiz. Yağlı tohumlu bitkiler, orman ürünle­ri, organik çöpler, sanayi atıkları, hay­van dışkılarından bu tür enerji elde etmede faydalanıldığını belirtelim.

Dünyanın en popüler ve çevreye duyarlı yenilenebilir enerji kaynakları güneş ve rüzgardır.

Dünyada metcezir ve dalgalardan da enerji elde etmek üze­re yararlanılıyor; ama en popüler ve çevreye duyarlı yenile­nebilir enerji kaynakları güneş ve rüzgar. Bu tür enerjinin en büyük avantajı evren tarafından bedava sunulması. Bilim in­sanları güneşin 5 milyar yıl ömrü kaldığını söylüyor. Yani, bu kadar zaman boyunca güneşe fatura ödemeden onun ışığın­dan faydalanabiliriz! Hakeza rüzgar da öyle, dünya döndüğü müddetçe rüzgarımız da olacak.Tüm dünya fosil enerji kaynaklarına yavaş yavaş sırtını dönü­yor, çünkü bu tür enerji kısıtlı miktarda olması nedeniyle git­gide pahalanıyor ve ülkelerin ekonomisini olumsuz etkiliyor. Özellikle güneş ve rüzgarla ilgili yatırımlar ise geçen zamana paralel bir artış gösteriyor. Unutmamak gerek ki güneşi top­lamak için nasıl seher yeline ihtiyacımız bulunmuyorsa rüz­gara da penceremizin perdesini havalandırmaktan çok daha önemli bir misyon verebiliriz.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 puanlar
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Zehirli Bitki “Sarı Salkım”

Bir Başarı Vizyonu