in

KUTSAL KENT KUDÜS

KUDÜS

İsrail Devleti’nin merkezine yakın bir yerde bulunan Kudüs, Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanların kutsal saydıkları çok eski bir kenttir. Ülkenin doğu sınırı üzerindeki Lût Gölü’nün 24 km batısında, Akdeniz’in de 50 km kadar doğusundadır. Şeria Irmağı’nın akaçlama havzasında bulunan kentte yazlar kuru ve sıcak, kışlar serin ve yağışlı geçer. Kara ve demiryoluyla Tel-Aviv-Yafa’ya bağlanan Kudüs’ün nüfusu 518.200’dür (1987).

Tarih
Kudüs’ün fırtınalı bir tarihi vardır. Bir zamanlar Mısırlılar’ın yönetimi altında kalan kenti, İÖ 1000 dolaylarında ele geçiren Hz. Davud, Kudüs’ü Yahuda Krallığı’nın başkenti yaptı. Hz. Davud’un oğlu Hz. Süleyman İÖ 957’de burada Kudüs Tapınağı’nı kurdu. Daha sonraki yüzyıllarda Kudüs birçok kez saldırıya uğıayarak yakılıp yıkıldı. İÖ 63’te Roma İmaaratorluğu’nun koruması altına giren kentte büyük çapta bayındırlık girişimleri başlatıldı. Ne var ki, İS 66’da Romalılar’a karşı bir ayaklanma başlayınca kentin büyük bir bölümü Roma ordusunca yıkıldı. Yahudiler’in İS 132’de ikinci kez ayaklanışı üzerine Kudüs’ü yerle bir eden Romalılar, Yahudilerin girmesinin yasak olduğu yeni bir kent kurdular. 614’te Sasaniler’in saldırısına uğrayan ve yeniden yıkılan Kudüs, Hz. Ömer’in halifeliği sırasında Araplar’ın eline geçti ve uzun bir süre Arap yönetiminde kaldı.10. yüzyılda Fatımiler Kudüs’ü ele geçirdi.
130 yıllık Fatımi egemenliğinden sonra 1099’da kenti yağmalayan Haçlılar, Kudüs Krallığı’nı kurdu. 1187’de Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü ele geçirdi. 13. yüzyıl ortalarında Yahudiler yeniden kente gelip yerleşmeye başladı.

1516’da Yavuz Sultan Selim’in Kudüs’ü almasıyla kent Osmanlı egemenliğine girdi, Kanuni Sultan Süleyman eski kentin surlarının büyük bölümünü yeniledi.1918’de İngiliz birliklerinin işgal ettiği Kudüs, İngiliz manda yönetimine bırakılan Filistin’in başkenti oldu.

II.Dünya Savaşı’ndan sonra Birleşmiş Milletler Kudüs’ü uluslararası bir kent durumuna getirmeyi önerdi. Bu karara İsrail ve bölgede-Arap devletleri karşı çıktı. 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti’nin kuruluşundan sonra İsrail, kentin batı bölümünü topraklarına kattı.Surlarla çevrili eski kent ve tarihsel Yahudi yapılarının bulunduğu doğu bölümü Araplar’ın elindeydi. 1950’de İsrail Kudüs’ün batısının ülkenin başkenti ve yasama organı knesset’in merkezi olduğunu ilan etti. 1967’deki Arap-İsrail Savaşı’nda, kentin 1948’den beri Ürdün’ün elinde olan doğu bölümü de İsrail’in eline geçti. İsrail bütün kenti başkent ilan etti. Ne var ki, başta Arap devletleri olmak üzere dünyada pek çok devlet bunu tanımadı.

Eski Kent

Sarp tepeler ve vadilerle çevrili yüksek bir düzlük üzerinde kurulu olan eski kent, kabaca her kenarı 1 km uzunluğunda bir kare biçimindedir. Dört yanını çevreleyen surların büyük bölümünü 16. yüzyılda Kanuni Sultan Suleyman eski surların üzerine yaptırmıştır.

Eski kentte Müslüman, Hıristiyan, Ermeni ve Yahudi mahalleleri ile çok sayıda tarihsel yapı bulunur. Güneydoğu köşesinde Tapınak Dağı adı verilen yüksekçe bir düzlük vardır.Müslümanlar’ın Haremü’ş-Şerif adını verdiği Tapınak Dağı’ndaki en önemli yapıt Hz.İbrahim’in kurban kestiğine inanılan Sahra (Hacer-i Muallak) adlı taşın üzerini örtecek biçimde yapılmış olan Kubbetü’s-Sahra’dır. Tapınak Dağı’nın 25 metre batısında Kudüs Tapınağı’nın batı duvarlarının kalıntıları görülür. Ağlama Duvarı adı verilen bu kalıntılar, Yahudiler’in dua etmek için geldikleri, kutsal bir yerdir. Hz. Muhammed’in miraç gecesi göğe çıktığına inanılan Mescid-i Aksa da Tapınak Dağı’nın güneyinde bulunur.

Eski kentteki Hıristiyan kutsal yapıları arasnda en önemli olanı Kutsal Kabir Kilisesi’dir. Kuzeybatıda bulunan bu kilise, Hz. İsa’nın çarmıha gerildikten sonra gömüldüğüne inanılan yerde yapılmıştır. Hıristiyan dinini kabul eden ilk Roma imparatoru olan I. Conîtantinus’un 330 yıllarında yaptırdığı bu yapı, daha sonraları birkaç kez onarıldı. Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki son saatlerini geçirdiği Zeytin Dağı eski kentin doğu surları dışındadır. Hıristiyan inancına göre Hz. İsa Zeytin Dağı’nın eteklerindeki Getse-mani Bahçesi’nde tutuklanmış ve yargılanmaya götürülmüştü. Getsemani Bahçesi’nde başlayıp Kutsal Kabir Kilisesi’ne uzanan yolun, Hz. İsa’nın çarmıhını sırtında taşıyarak geçtiği yol olduğuna inanılır.

Modern Kudüs
19.yüzyıl ortalarına kadar Kudüs kenti tümüyle surların içinde yer alıyordu. O yıllarda eski kentin batısında Tel-Aviv-Yafa’ya giden yol boyunca Yahudi göçmenlerin kurduğu yeni mahalleler gelişmeye başladı. Böylece Kudüs’ün batı bölümü yeni yapıların ve çeşitli işyerlerinin yer aldığı modern bir kent durumuna geldi. Kudüs’te elmas kesimi, basın yayın, mobilya, kimyasal madde ve dokuma sanayileri ön plandadır. Ayrıca turist ve hacı adaylarının çokluğu kentte turizmin gelişmesine yol açmıştır. Kudüs İbrani Üniversitesi’nde başka ülkelerden de gelen pek çok Yahudi öğrenci öğrenim görür.

Değerlendirmek ister misiniz?

1 puan
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

PERS İMPARATORLUĞU’NUN BÜYÜK KRALI KSERKSES

MÜHENDİS KUNDUZLAR