in

GÖLETLERİN VAZGEÇİLMEZİ KUĞULAR

KUGU
Kurumlu ve güzel görünüşü, sudaki alımlı süzülüşü nedeniyle insanların izlemekten en çok hoşlandıkları su kuşlarından biridir.Yakın akrabası olan kazlardan daha iri ve daha uzun boyunludur. Kuzey yarıkürede yaşayan beş türünün de tüyleri beyaz, bacakları siyahtır. Güney yarıkürede yaşayan öbür türün ise ya tamamına yakın bölümü siyah da siyah ve beyazdır. Kuğuların erkeği ile dişisi birbirine benzer. Doğal ortamında 20 yıl, bakım altında bu sürenin iki katından daha uzun yaşayabilirler. Bu güzel kuşlar özellikle büyük havuzlar ya da gölcüklerde hoş bir görünüm yaratmak için beslenirler.

Kuğular 106-165 cm uzunluğunda iri kuşlardır. En büyüklerinde kanat açıklığı 244 santimetreyi bulur. Kanatları geniş, bacakları kısa, ayakları geniş ve perdelidir.

Bütün kuğular suda yüzer ve uzun boyunlarını suya sokarak buldukları su bitkileriyle beslenirler. Bazen dipten beslenmek için daldıkdarında, yalnızca kuyrukları dışarıda kalır.Kuğular havalanmak istediklerinde uzunca bir süre suyun üstünde kanat çırpıp koşarlar.Ötücü kuğu (Cygnus cygnus) gibi bazı türler uzaktan duyulabilen yüksek bir ses çıkarır.Öbür türler ise çok daha sessizdir. Bayağı kuğu (Cygnus olor) ve kara kuğu (Cygnus mtus) bazen yüzerken ya da karada ayakta dururken ayaklarından birini sırtının üstüne koyar.

Bazı kuğuların ölünceye kadar eş değiştirmedikleri görülür. Yuvaları genellikle birbirinden bağımsız olarak bataklıklarda ya da gö kıyılarında, toplanıp yığın haline getirilen bitkilerden yapılmıştır. Dişi, yuvaya sayıları 2-7 arasında değişen beyaz ya da beyazımsı yumurta bırakır. Yaklaşık 5-6 hafta sonra yumurtadan çıkan yavrular hav tüyleriyle kaplıdır. Yavrular kısa süre sonra anne ve babalarının peşinde dolaşmaya başlar. Erişkinler de yavrularına özenle bakmayı sürdürür. Bazı türlerde yavru uçmaya başladıktan sonra da aylar boyunca anne ve babasının yuvasında kalır. Kuzey ülkelerinde yaşayan kuğular kış geldiğinde güneye doğru göç eder, göç sırasında uzun sıralar halinde ya da “V” biçimini alarak uçarlar.

Bayağı kuğu en iyi bilinen kuğu türüdür. Avrupa ve Asya boyunca birçok bölgede ürer, kışın güneye yaptığı göçler sırasında Kuzey Afrika ve Kore’ye kadar ulaşır. Türkiye’de Göller Yöresi’nde ve İç Anadolu Bölgesi’nin bazı sulak alanlarında üremekte, kışın daha yaygın olarak görülmektedir. Doğal coğrafi dağılımı dışında da yetiştirilen bu kuğular birçok göl ve göletin vazgeçilmez süsü olmuştur. Bayağı kuğu 23 kilograma ulaşan ağırlığıyla, uçabilen en ağır kuştur. Turuncu renkli gagasının dibinde siyah bir kabartı vardır. Boynunu kıvırıp kanatlarını kabartarak suda süzülüşü bu türün iyi bilinen özelliklerindendir.

Ötücü kuğunun Eskidünya’da yaşayan alttürüne kışın Türkiye’nin çeşitli yörelerinde de rastlanır. Gagasının dip bölümü sarı, uç bölümü siyah olan bu alttür yüzerken boynunu dik tuttuğu ve kanatlarını kabartmadığı için bayağı kuğudan kolayca ayırt edilebilir. Ötücü kuğunun Kuzey Amerika’nın kuzey ve batı kesimlerinde üreyen alttürü borazancı kuğu adıyla tanınır. Kuğuların en ağırı değilse de en irisidir. Gagası tümüyle siyah olan bu alttür 1900’lerde aşırı avlanma sonucu yok olmanın eşiğine gelmiş, koruyucu önlemlerin arttırılmasından sonra yeniden çoğalmaya başlamıştır. Gene Kuzey Amerika’da yaşayan ve Kuzey Kutup Bölgesi’ndeki tundralarda üreyen ıslıkçı kuğunun (Cygnus columbianus) gagası siyah, gözlerinin önü sarı, boynu daha kısadır Kuzey yarıkürede yaşayan beyaz tüylü öbür iki kuğu türü Avrupa ve Asya’nın kuzey kesimlerinde bulunur.

Güney Amerika’nın güney kesimlerinde yaşayan Kara boyunlu kuğu {Cygnus melanco-riphus) en küçük kuğu türüdür. Gövdesi beyaz, boynu ve başı siyah, gagası ve ayakları kırmızı olan bu tür, güzel görünüşünün yanı sıra saldırganlığıyla da dikkat çeker. Avustralya’da yaşayan kara kuğu, kanatlarındaki beyazlıklar ve kırmızı gagası dışında, tümüyle siyah renkli bir kuştur.” ”

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PELOPONNESOS SAVAŞI

ÇAMGİLLER AİLESİNDEN LADİN AĞACI