in

DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇÖLÜ BÜYÜK SAHRA’DA YAŞAM

SAHRA ÇÖLÜ  YA DA BÜYÜK SAHRA
Dünyanın en büyük çölüdür. Afrika’nın dörtte birinden daha fazlasını kaplar ve kıtanın Atlas Okyanusu’ndan Kızıldeniz’e kadar bütün kuzey kesimi boyunca yayılır. Bu büyük çölün kuzeyinde Akdeniz ve Atlas Dağları, güneyinde kurak Sahel bölgesi yer alır. Sahra Çölü güneye doğru yayılarak ekvatora 1.500 km kadar yaklaşır. Yüzölçümü 8.600.000 km2′ dir.

Batı Sahra, Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Moritanya, Mali, Nijer, Çad ve Sudan’ın bazı bölümleri Sahra Çölü’nün içinde kalır. Çölün yüzeyinin büyük bölümünü, geniş sırtlarla birbirinden ayrılan alçak çukurluklar oluşturur. Yağmurun sıklığı ve miktarı mevsimden mevsime değişir. Sahra Çölü’nün orta kesimlerinde evleri yıkan şiddetli yağmurlar bile görülmüştür. Bunun yanında yıllarca yağmur almayan bölgeler de vardır. Gündüz sıcaklığı oldukça yüksektir; 60°C’ye ulaşır. Geceler serindir ve özellikle yüksek kesimlerde don ve buzlanma görülür. Gökyüzü çoğunlukla bulutsuzdur; havadaki nem oranı çok düşüktür.

Sahra Çölü bütünüyle kumdan oluşan bir düzlük değildir. Kum çölleri arazinin ancak yüzde 20’sini kaplar. Oldukça yüksek dağlar, geniş, çıplak yaylalar vardır. Güneş ve don kayaları aşındırır, rüzgâr da aşınmış parçaları sürükler. İncecik kum taneleri büyük toz bulutları halinde uzaklara taşınır. Kum çöllerinin arasında “kumul” adı verilen kum tepeleri bulunur. Bazı kumullar 230 metre yüksekliğe kadar ulaşır. Çölün büyük bölümünü kaplayan düzlüklerde bütün yüzey, sürüklenen kumların aşındırarak yuvarlatıp parlattığı çakıl ve taş yığınlarıyla kaplıdır.

Sahra Çölü’nde su kaynaklarının az oluşu bitkilerin yetişmesini engellediği gibi, insanların ve çölde yaşayabilecek hayvanların sayısını da kısıtlar. Bitkiler su kaybına karşı kendilerini az sayıdaki yaprakları (bazılarında yaprak yerine diken vardır), kalın kabukları ve çok derine inen kökleriyle korurlar. Sahra Çölü’nde yaşayan hayvanlar da uzun süre bir şey içmeden yaşayabilen, hızlı ve uzaklara gidebilen ceylan, antilop, çakal ve tilki gibi hayvanlardır. En önemli ağaç, meyvesi insanlarca yenen, kırılmış çekirdekleri de develeri beslemekte kullanılan hurma ağacıdır. Ayrıca buğdaygiller ile akasya ve ılgın türleri de bulunur.

Sahra Çölü bölgesinde yaşayanların sayısı 2 milyona yaklaşır. Bu sayının hemen hemen yarısını göçebeler oluşturur. Göçebeler deve,keçi ve koyun besler; hayvanlarını sayısı çok az olan otlaklara götürebilmek için sürekli yer değiştirirler. Başlıca yiyecekleri süt ve hurmadır. Yerleşik kavimlerse tepelik kırlardaki ırmaklar boyunca ya da suyun bulunduğu vahalarda yaşarlar. Kuyulardan yeraltı suyu çıkarılır.Hurma ağaçlarının meyveleri yenir; gövdelerinden kereste yapılır; yaprakları da sepet yapımında kullanılır. Palmiyelerin gölgesinde meyve ağaçları ve sebze yetiştirilir.Öbür tarım ürünleri arpa, buğday ve tütündür. Demir, manganez ve bakır bulunur. Çıkartılan petrol ve doğal gaz borularla Akdeniz kıyısına iletilir.

Çok sayıda havayolu Sahra Çölü’nün üzerinden geçer. Çöl boyunca doğu-batı yönünde düzenli otobüs servisleri vardır. Deve kervanları çöl yerlilerine, tuz ve hurma ile değişmek üzere, dışarıdan getirilen kumaş ve sanayi ürünlerini taşırlar.

Sahel, Sahra Çölü’nü Batı Afrika’nın tropik çayırlarından ayıran bir kuşak oluşturur. Burası geniş bir fundalık ve otlak bölgesidir; sığır, koyun ve deve sürülerini otlatan göçebelerce; kullanılır. Sahel’de yağmur, bazı tahılların yetiştiği güneye doğru gidildikçe artar. Ama Sahel halkı kuraklık yüzünden açlıkla karşı karşıyadır. Hayvanların otlatılması bitki örtüsünü büyük ölçüde yok etmekte, çöl de kuzeyden güneye doğru yayılmaktadır.” ”

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜRKLERİN ERGENEKONDAN ÇIKIŞINI ANLATAN DESTAN

YAZAR VE SİYASET ADAMI YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU