in ,

Pofuduk ADATAVŞANI

ADATAVŞANI. Adatavşanlarının 18 kadar türü vardır; bunlardan bir bölümünün ana­yurdu Yenidünya (Amerika), bir bölümününki Eskidünya’dır (Avrupa, Asya ve Afrika).

Yenidünya’nın Sylvilagus cinsinden pamukkuyruk adatavşanları yeraltındaki oyuk ve tünellerde yaşama alışkanlığında değildir. Ama dişi tavşan, yavrulayacağı zaman pek derin olmayan bir çukur kazar; bu çukurun içini de göğsünden ve karnından dökülen yumuşak tüylerle döşer. ABD’nin güney böl­gelerinde yaşayan pamukkuyruklardan batak­lık adatavşanını (Sylvilagus aquaticus) öbür adatavşanlarından ayıran en büyük özellik, iyi yüzmesi ve su bitkileriyle de beslenebilme-sidir.

Eskidünya’nın yabani adatavşanı (Orycto-lagus cuniculus), tarlalardaki ekinleri kemir-diği için, bütün sevimliliğine karşın en zararlı hayvanlardan biri sayılır. 19. yüzyılda Avru­palı göçmenler eliyle Avustralya ve Yeni Zelanda’ya götürülen Eskidünya adatavşanla­rı zamanla bu ülkeler için büyük bir tehlikeye dönüşmüştür. Avustralya, adatavşanları yü­zünden her yıl milyonlarca dolarlık zarara uğrar. 1950’lerin başında, miksomatoz denen öldürücü bir hastalığın etkeni olan bir virüs sivrisinekler aracılığıyla adatavşanlarına bu­laştırılmış, böylece bu zararlı kemiricilerin çoğalması denetim altına alınabilmiştir. Ama, çok hızlı üreyen adatavşanlannın sayısı sonra­dan gene artmıştır.

Adatavşanlannın kısacık kuyruğunda, uya­rı işareti yerine geçen beyaz bir leke bulunur. Hep birlikte yuvalarının dışında dolaşan ada-tavşanlanndan biri çevrede bir tehlike sezip hızla yeraltındaki yuvasına sığındığında, bu hareketli beyaz lekeyi gören öbür adatavş an­ları da hemen yuvalarına kaçarlar. Yuvalarını birbirine yakın kazdıkları için belirli yerlerde yan yana oyuklar görülür.

Adatavşanlan hemen her çeşit bitkiyi yiye­bilirce de temel besinleri taze otlardır. Bu obur hayvanlar ağaçların sürgünlerini yiyip kabuklarını kemirerek ormanlara da büyük zararlar verir.

Adatavşanlannın bu kadar hızla çoğalması­nın nedeni çok doğurgan hayvanlar olmal an­dır. Dişi bir adatavşanı altı aylık olduğunda üreme çağına gelir ve bir ay sonra ilk yavrula-nnı doğurabilir. Bir çift adatavşanı yılda clört ile sekiz kez döl verebilir ve her seferinde: üç ile dokuz arasında yavru doğabilir. Yavrular doğdukları anda kör ve tüysüzdür, ama iki hafta içinde gözleri açılır ve sıçrayıp koşacak duruma gelirler. Adatavşanlannın pek çok düşmanı vardır. Tilkilere, atmaca ve çakır gibi yırtıcı kuşlara, sansar ve gelinciklere yem olan bu hayvanla-nn gene de en büyük düşmanı insanlardır. Tüfek ve tuzaklarla çok sayıda avlanan ada­tavşanlannın hem eti yenir, hem de kürkün­den çeşitli giysiler yapılır. Bazen palto yapı­mında kullanılacak olan tavşan kürkleri, daha değerli kürklere benzetmek amacıyla istenen desenlerde boyanır.

Evcil Adatavşanlan

Adatavşanlarının birçoğu etinden ve kürkün­den yararlanmak üzere insanlarca öldürülür ya da kafeslere kapatılırken, bir bölümü de ev hayvanı olarak beslenir. Bugün adatavşanları­nın, hepsi de yabani atalarından türemiş olan pek çok evcil soyu vardır. Bu soylara genellik­le adatavşanı yerine yalnızca tavşan denir.

Yabani adatavşanlarının evcil soylarından biri olan Ankara tavşanı, özellikle -yumuşacık parlak beyaz tüyleri için yetiştirilir. Her üç ya da dört ayda bir kırkılan bu tüyler çok değerlidir ve en pahalı dokuma ipliklerinin yapımında kullanılır. Gene kürkü için yetişti­rilen en değerli adatavşanı soylarından biri de çinçilya tavşanıdır. Bu hayvanın kürkü, Gü­ney Amerika’da yaşayan ve çinçilya denen küçük, sevimli bir kemiricinin değerli kürkü­nü andınr.

Eti için yetiştirilen adatavşanları genellikle öbürlerinden daha iri ve ağır olur. Bu grubun en iri örneği olan dev Belçika adatavşanının ağırlığı bazen 10 kilograma kadar çıkar.

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kutup Yıldızı’nın Sırları

Değerli olan Ağaç; Abanoz