in

İşleme Sanatı ” Ağaç Oymacılığı “

İşleme Sanatı ” Ağaç Oymacılığı “

.İnsanlar binlerce yıldır taş, fildişi ve ağaç gibi sert yüzeyli malzemele­ri işleyerek oymacılık sanatım sürdürürler. Ağaçların odunundaki kıvrımlı çizgiler ya da damarlar oyma işlemiyle daha da güzelleşir; üstelik ağaç cilalandığı zaman çekici ve yumu­şak bir parlaklık kazanır. Ağaç oymacılığı ya yapılan ve mobilyaları süslemek için uygulanır, ya da ağaçtan figür ve şekiller oyularak heykelcikler yapılır. Bu ikinci tip ağaç oymalar genellikle madenden ve taştan yapılmış heykellerden daha küçük­tür. Bu oymacılık türüne “ağaç heykelciliği” de denir.

Süslemeli Ağaç Oymacılığı

Bir ağaç parçasının yüzeyini süslemekte kulla­nılan en basit yol çentiklemedir. Çentikleme-de, tasarlanan desenin çevre çizgilerinden oyma kalemi ya da bıçağıyla geçilerek ağaç oyulur. Oysa süslü oymaların çoğu kabartma (rölyef) biçimindedir. Kabartma tekniğinde, çentiklemenin tersine, tasarlanan desenin dı­şında kalan bölümler oyularak desenin çevre­sine göre yüksekte kalması sağlanır. Bazen yarım kabartma olarak adlandırılan alçak kabartmamda desenin dışında kalan çevre yü­zeyi derin oyulmaz ve model çevre yüzeyiyle hemen hemen aynı düzeyde görülür. Yüksek kabartma’da ise çevre yüzeyi derin oyulur ve desen açıkça göze çarpacak biçimde ortaya çıkarılır. Dünyanın birçok yerinde oymacıların en çok işlediği desen bitkilerdir. Çiçek ve yaprak modelleri çok değişik düzenlemelerle süsle­mecilikte kullanılır. 17. ve 18. yüzyıl oymalarında gerçeğe uygun görünümler elde edebilmek için çiçek, meyve ve yaprak desenleri demet ve salkım biçiminde düzenlenirdi. Daha sonraları mo­bilyalarda ağaç oyma moda olmaktan çıktı. Böylece oymacılar artık iş bulamaz oldular ve bu sanat dalı söndü. Türkler ağacı kutsal bir varlık olarak gör­müşler ve bunu sanat yapıtlarına yansıtmışlar­dır. Orta Asya’da keskin taşlarla oydukları ağaç kaplan kullanan Eski Türkler silah ve eşyalarını da ağaçtan yaptılar. Selçuklular döneminde kullanılan her eşya oymayla süslenirdi. Oyma Kuran rahleleri Selçuklu döneminin en ünlü sanat yapıtlanndandır. Selçuklu dönemi ustalarından Abdül-vahid bin Selim’in yaptığı, Mevlana Türbe-si’ndeki ceviz sanduka ağaç oymacılığının en güzel örneklerindendir. Osmanlı döneminde de ağaç oymacılığı oldukça gelişmişti. Saray, konak ve cami kapılan, evlerin saçaklan, cami minberleri ve kürsüleri, evlerin iç ve dış kapılan, pencere ve dolap kanatlan, mobilyalar, kornişler, beşik­ler, sandıklar ağaç oymacılannın ince, sabırlı ve hünerli sanatıyla işlenmiştir. Çinli ve Japon sanatçılann oymalan da dünyanın en güzel süslemeli ağaç oymalan arasındadır. Bunlar tapınakların, saray ve konaklann iç ve dış kapılarına, paravana ve bölmelerine uygulanan binlerce küçük ve karmaşık aynntıdan oluşan süslemelerdir. Ağaç oymalar Avrupa ülkelerinde en çok kilise ve katedrallerde görülür. Süslü ağaç oymalar günümüzde eskisi ka­dar kullanılmaz; çünkü çağdaş mobilya ve yapıların yalın çizgileri süslemeye pek elverişli değildir.

 

Ağaç Heykelciliği

Oymacı özgün bir oyma ya da ağaç heykel yapacağı zaman, büyük bir ağaç parçasına biçim verir. Bazı ustalar kullandıktan kesici araçların izlerini temizleyerek düzgün yüzeyi ağaç heykeller yaparlar. Bazıları ise ağacı kabaca yontar ve oyma araçlannın izlerini olduğu gibi bırakırlar. Afrika’da ağaç heykelciliği 17. yüzyıldan önceki dönemlerde başlamıştır. Bunlann ço­ğu Orta Afrika’daki Bakuba halkının kralla-nnın heykelleridir. Aynı dönemin öteki ağaç heykelleri ise Nijeryalı kabile yaşlılannın ve Angolalı Baçokue halk kahramanlarının anısına yapılmış figürlerdir. Bu eski geleneği sürdürerek gelişen çağdaş Afrika ağaç oyma­cılığında bazı ağaç heykeller özel bir büyüsel ve törensel anlam taşıdığı halde, bazıları yalnızca süsleme amacıyla yapılmıştır. Batı ülkelerindeki çağdaş oyma sanatçılarının bir­çoğu Afrika oymacılığının etkisinde kalmıştır. Günümüzde oyma sanatçılarının temel kay­gısı ağacın doğal görünümü ve güzelliğini vurgulamaktır. Bu nedenle, yaptıkları oyma­ları boyamaktan ve süslemekten kaçınır, ağaç damarlarının zengin görünümünü sergilemek için aşındırıcı gereçler kullanırlar.

 

Ağaç Oyma İşleminin Yapılışı

Kullanılan Ağaçlar. Oymacı, kendine özgü rengi ve dokusu olan ağaç türlerinden birini seçerken ağacın sertliğini ya da yumuşaklığını da göz önünde bulundurur. Örneğin ıhlamur ağacının odunu yumuşak ve açık renkli oldu­ğu için ayrıntılar kolayca oyulur. Oysa tropik bölgelerde yetişen peygamberağacı çok sert dokulu ve koyu renklidir. Meşe, ceviz, maun ve bazı çam türleri de oymaya elverişli ağaç­lardır. Oyma Araçları. Oymacılıkta en çok kulla­nılan araç oyma kalemVdir. Bu kalemler çeşitli boyutlarda ve biçimlerde yapılmıştır. U biçimli kalemler “U”, V biçimliler “V” harfi biçiminde yiv açar. En ince oyma kalemine “damar kalemi” denir; bu kalem yaprak ve çiçeklerdeki damarları belirten ince çizgileri oymak için kullanılır. Bazı oyma kalemleri düz değil kıvrıktır; bunlar ulaşılması güç bölümlerde çalışılırken kullanılır. Ağaç oyma kalemlerinin kesici bölümü çelikten, saplan ağaçtandır. Oymacı büyük parçalan keserken, oyma kalemini bir eliyle ağacın üzerinde tutup öbür elindeki tahta tokmakla ya da yumruğuyla kalemin sapına vurur ve yüzeye işlemesini sağlar. İnce aynntılar üzerinde çalışırken ka­lemi iki eliyle birden kavrayarak çizgiden hiç sapmamasına özen gösterir. Oyma sırasında ağacın kaymaması için ça­lışma masasma sıkıca tutturulması gerekir. Bu yüzden ağaç blok bazen masa üstüne monte edilmiş bir mengeneye kıstınlır ya da özel bir vidayla masaya vidalanır. Oyma Tekniği. Oymacı kabartma yapar­ken önce tasarlamış olduğu deseni ağaç blok üzerine çizer ve ince oyma kalemiyle bu çizgilerin çevresinde yuvarlak bir yiv açar. Bundan sonra, desenin bir kabartma halinde yükselmesi için çevre çizgilerinin dışındaki bölümleri keserek çıkanr. Daha sonra da desenin aynntılan üzerinde çalışmaya başlar. Önce yüzeysel çizgileri, ardından da derin ve keskin çizgileri belirginleştirir. Bu işlemler bitince desenin çevre yüzeyi iyice düzleştirilir, keskin köşeler yuvarlaklaştınlır. Desenin da­ha güzel olması için üzerindeki pürüzler eğe ve zımpara kağıdıyla temizlenir. En sonunda da desen mumcilasıyla cilalanır; bu cila deseni hem dış etkilerden korur, hem de güzel görünmesini sağlar.” ”

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

180 Ayrı Türü Olan Kuş ” Ağaçkakan “

Gökyüzünün Leş Yiyeni ” Akbaba “