in

İç Solunum

İç Solunum

Burundan ya da ağızdan giren hava, boğazın hemen başlangıcındaki yutak denen bölüme gelir. Yutak, boyuna doğru inerken iki boru­ya ayrılır. Bunlardan biri akciğerlere giden soluk borusu, öbürü de mideye giden yemek borusu’dur.

Yiyecekler de başlangıçta havayla aynı yolu izleyerek yutaktan geçtiği için, lokmaların yemek borusu yerine yanlışlıkla soluk borusu­na kaçması boğulma tehlikesi yaratabilir. Bu nedenle, gırtlak kapağı (epigloi) denen kü­çük, kıkırdaksı bir doku parçası yutkunduğu­muz zaman soluk borusunun üst ucunu örte­rek bu tehlikeyi önler. Burnunuzu kapatıp ağzınızdan soluk alırken yutkunmaya başlar­sanız, soluk borunuzun tepesinin kapandığını ve yutkunduğunuz sürece solunumun bir iki saniye kadar kesintiye uğradığını hissedebilir­siniz.

Soluk borusunun üst bölümü, gırtlak denen önemli bir ses organıdır. Konuşmada önemli rol oynayan bu organ daha ileride ayrıntılı olarak anlatılacaktır.

Soluk borusu, boğazdan göğse doğru inen, kıkırdaktan yapılmış bir borudur. Üst üste eklenmiş C biçimindeki bu kıkırdak parçalan soluk borusunun hem sürekli açık kalmasını, hem de kolayca bükülmesini sağlar. Borunun içini döşeyen zar da toz parçacıklannı ve mikroplan tutan özel bir sümüksü madde salgılar. Bu salgı, zarın üzerindeki incecik tüycüklerin hareketiyle yukanya, gırtlağa doğru itilir ve öksürükle gırtlaktan atılıp yemek borusuna gönderilerek yutulur. Sesi­mizi netleştirmek için yaptığımız “boğaz te­mizleme” hareketinin amacı işte budur.

Soluk borusu, göğüs boşluğunun üst bölü­münde bronş denen iki kola aynlır. Bu kollardan biri sağ, öbürü sol akciğerlere girer. Burada yeniden birçok kez dallandığı için giderek incelir ve sonunda kıl kadar ince kanalcıklara (bronşçuklara) dönüşür. Bu ka­nalcıklar da alveol denen son derece küçük hava keseciklerine açılır. Akciğerlerin süngersi yapısını oluşturan işte bu hava kesecikle­ri, bronşçuklar, kan damarlan ağı ve hepsini bir arada tutan bağdokudur.

Kalpten çıkan akciğer atardamarı da tıpkı soluk borusu gibi önce iki kola ayrılır. Bu kollardan her biri akciğerlerden birine girer ve kıl gibi incelinceye kadar dallanır. Ancak mikroskopla görülebilen bu kılcal damarlar akciğerdeki bütün alveollerin çevresini bir ağ gibi kuşatır. Bronşçuklardan gelip alveollerin içine dolan havanın oksijeni, bu keseciklerin son derece ince ve nemli olan zarını aşıp kılcal damarlara geçer. Bu arada kandaki karbon dioksit de kılcal damarlardan alveollere geçe­rek bu keseciklerin içindeki havaya karışmıştır. Böylece oksijenlenen kan akciğer toplar­damarları aracılığıyla kalbe dönüp buradan bütün vücuda pompalanırken, alveollerdeki hava da soluk verme sırasında önce bronşçuk­lara, sonra bronşlara ve soluk borusuna dola­rak dışarı atılır.” ”

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solunum Yolu Hastalıkları

Nasıl Soluk Alıp Veririz